1958 yılında Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen Hasan Doğan kayınpederinden ‘İnegöl Köfteyi’ öğrenir. Çeşitli yerlerde usta olarak çalışır. 1974 yılında, şu an ‘Girit İşhanı’ olarak adlandırılan, o zamanın “Girit Hanı’nda” ilk lokantasını açar. Yıllarca orada hizmet verir. Girit Han yıkılınca, 1991 yılında bugünkü adresine taşınır.
Bu süreçte, elemanlarını hiç değiştirmeden aynı lezzetle çalışmaya devam eder. 2000’li yılların başında birgün işyerinde rahatsızlanır. O günden itibaren işin başına kızları Melek ve Sevgi hanım geçer. 2017 yılının sonuna kadar işlettikleri lokantayı tüm ekibiyle birlikte Eren Bağlan’ a devrederler. Halen aynı ekip görevi başında işlerine devam etmektedir. Lokanta ilk açıldığından beri aynı isimle faaliyet göstermektedir.
İşletmenin çalışma prensibi maliyeti ne olursa olsun 1. kalite ürün sunmak. Ayrıca iyi ürün iyi hizmet prensibi mekana hakim. İşletmeye kesinlikle kıyma şeklinde et gelmiyor. Çünkü kıyma hileye ve kötü ürünü arada yedirmeye en müsait üründür. İlk açıldığından beri işletmeye et karkas olarak gelir, usta sinir, kıkırdak, kemik vb istenmeyen kısımları tek tek ayıklar, ondan sonra kendisi çekip kıyma haline getirir. Gelen et kesinlikle süt danadan olmak zorundadır. Usta etin rengini, şeklini yada başka birşeyi beğenmezse hemen geri yollar. Çok fazla ürün yapılmaz. Ertesi güne ürün bırakılmaz. Çünkü 15:30 gibi ürün biter. 16:00’da da temizlik yapılıyor ve işletme kapanıyor.
Ürün çeşitleri köfte olarak İnegöl, kaşarlı ve acılı köfte. Eren bey devir aldıktan sonra menüye fırın tandır ve kaburga etli ispir fasulye de koymuş. Fasulyeyi 3 farklı yağı belli oranda karıştırıp yapıyorlar. O ürünler de çok beğeni almış. Öyle ki kuru fasulye saat 14:00 gibi bitiyor. Birçok kişi fasulyeye yetişmek için erken geliyor.
Çorba ilk açıldığından beri mercimek ve domates olarak çıkmış. Eren bey devir aldıktan sonra tavuksuyu ve tandır çorbası da eklemiş. Tandırın dip etiyle yaptıkları tandır çorba çok beğeni alıyor. Tavuk da öyle. Her bir çorbadan birer bot yapılıyor. Tavuk ve tandır erkenden bitiyor. Tüm çorbalarda kemik suyu kullanılıyor. Haftanın 6 günü kemik suyu kaynıyor. Soğuk grubunda piyaz, cacık, yoğurt, salata ve ezme var. Piyaz, Antalya piyazı gibi tahinli ve yumurtalı değil. Ezme denilen ürün de çok özel bir ürün. 1. sınıf yağlı tava yoğurdu tülbentte 3 gün süzülüp dinlendirildikten sonra yazdan hazırlanmış közlenmiş patlıcanla karıştırılarak yapılıyor. Patlıcanlar kesinlikle yaz mevsiminde mangalda közlenip alt kattaki 3 derin dondurucuda saklanıyor. Kış patlıcanı yada konserve kullanılmıyor.
Eren bey ilk devir aldığında bu kadar zahmeti çekmeye ne gerek var demiş kendi kendine. Hatta bu uygulamayı değiştirmeyi düşünmüş. Ürünü yedikten sonra kesinlikle devam etmesine karar vermiş. O zahmete fazlasıyla değecek kadar güzel bir ürün.
Tatlı grubunda lor ve kemalpaşa tatlısı var. Lor tatlısını özel bir reçeteyle yıllardır kendileri yapıyor. Tahin, ceviz ve kaymakla servis ediyorlar. Kemalpaşa tatlısının kurabiyesi de yıllardır Bursa Kemalpaşa’dan bir fırından geliyor.
Meşrubat dolabının önündeki duvarda yazılar var. O yazıların hikayesi ilginç. İşletmeye ailesiyle gelen küçük çocukların boyunu ölçüp tarih atmışlar bir zaman. Sonra bu iş gelenek olmuş. Çocukların da ilgisini çekmiş boy ölçtürme işi. Yıllar önce duvarda boyunu ölçtürüp ismi yazılmış küçükler büyüyüp şimdi kendi çocuklarını getiriyorlar. Duvarda yer kalmayınca birkaç defa temizlenmiş tekrar dolmuş.
Eren beyin kayınpederi eski Sümerbank çalışanı. Konak’taki Sümerbank’tan çıkıp Bizim İnegöl Köftecisi’ne gelirlermiş 80’lerde. Sipariş vermek için bile sıraya girerlermiş. Oturacak yer olmadığı için müşteriler arabaların kaputunun üstünde ellerinde tabaklarla yemek yermiş.
Arka sokağı Mimar Kemalettin moda merkezi. Özellikle yabancı modacı vb misafirler geldiğinde Mimar Kemalettin esnafı Bizim İnegöl’de ağırlıyorlar yabancı konukları. Düzenli olarak gelen İtalyan modacı müşterileri var.
Ankara’dan İzmir’e siyasiler geldiğinde genelde tarihi bir İzmir lokantası olarak tercih ediliyor.
1 yıl öncesine kadar cruse aşk gemileri kıyıya yanaştığında yolcuların Kemeraltı ile beraber mutlaka ziyaret ettiği bir durakmış. Son 1 yıldır İzmir’e gemi gelmediği için şu an gemi müşterisi yok.
Karşısında ticaret borsası var. Borsanın büyük tacirlerinin düzenli olarak yemekhane mantığıyla geldikleri bir nokta.
İşletme 45 yıllık, en eski çalışan da 40 yıllık. 15 yaşlarında genç bir delikanlı olarak işe başlamış Kıyas Usta. Paket getirip götürüyormuş. Şimdi ızgaranın başında. Aynı şekilde Ziya Usta yıllarca çalışıp işletmeden emekli olmuş. Genç delikanlı oğlu Zeki’yi yanında getirip iş öğretmiş. Zeki bugün işletmenin 25 yıllık elemanı. Benzer şekilde bir personel küçük oğlu Apo’yu yanında işe getiriyormuş. Apo o dönem kola kasalarının üstünde uyuyup kısa pantalonla oyun oynayan bir çocukmuş. Apo şu an 40’lı yaşlarda saçları beyazlamış bir personel. 30 yıldır köfteleri yapan Şehmuz Usta da bir akrabası tarafından işe aldırılmış. Asıl işi garsonlukmuş ama akrabası garsonlukla olmaz köfte yapmayı öğren bir mesleğin olsun diyip Hasan Usta’nın yanına vermiş. Nisan ayında emekliliği dolacak. Çalışan personel de büyük ölçüde işletmeyle yaşıt diyebiliriz.
Adres: Şehit Fethibey Cad. No:30 Konak İzmir. (Ticaret Borsası Karşısı)
Tel: +90 232 489 04 41
İnstagram: @bızıminegolkoftecisi
Soyleyin Inegol koftenizi, yanında da kızartılmıs ekmek ve bol zeytinyaglı piyaz olsun;Afiyetle yiyin.Son derece mutevazi insanların 40 yıldır degismeyen bir ekiple calıstırdıkları harika bir mekan.